bouquet

Ramazan Adetleri

 

Dini günler; ibadet, Allah’a yaklaşma, nefsi arındırma gibi manevi hazlarla dolu olduğu kadar; toplum içi kaynaşma, sevgi ve muhabbetle de doludur. Dinin özü de bu değil midir?
Toplumsal davranışlarımıza yön veren ve hayatımıza renk katan gelenekler çocukluğumuzda bize eğlenceli gelirdi. İftar saati top patlatılması, sahurda davul çalınması kalbimizde heyecan yaratırdı. Ramazana özel pide, güllaç, hurma ve pastırma birer simgeydi, hatırlatıcıydı. Oruç tutulsun-tutulmasın iftar davetleri verilir, iftar sofralarına misafir olunur, birlikteliğin keyfi yaşanırdı.
Ramazan’ın onbeşi geldiğinde çocuklar ve gençler için farklı bir eğlence başlardı. Mumlar, fenerler yakılır, bir tepsi veya torba ile kapı kapı dolaşılarak şu mani söylenirdi:

“İşte geldik kapınıza
Selam verdik hepinize
Selamımızı almazsanız
O da sizin keyfinize

Şekerim var ezilecek
Tülbentlerden süzülecek
Daha çok söylerdim ama
Çok yerler var gezilecek”

Çalınan kapılar açılır, ev sahipleri şeker ve bahşiş verir, gelenleri uğurlardı.
Ramazan davulcuları, sahuru maniler ile müjdeler, sokak sokak dolaşıp davullarını  ahenkle çalardı. Ramazanın 15’inde ve sonunda akşam vakti dolaşarak bahşişlerini toplarlardı.
Ramazana espiri ve zenginlik katan masalsı bu gelenekler yok olmaya yüz tuttu maalesef. Oysa ki geleneklerimizin sürdürülmesi, gelecek nesillere aktarılması, dayanışma ve paylaşma hasletlerini besleyen güzel bir duygu değil mi?
Dilerim insanları sadece mutlu eden, birleştiren, sevgiyi ve dayanışmayı besleyen güzel alışkınlıklar yaşasın ve yaşatılsın. Belki biraz hayatın yükü azalır…
Sağlıkla kalın…

Share
Kategori: Blog