bouquet

Kuklalar

Ustasının ve sanatçısının çok nadir olduğu,unutulmaya yüz tutmuş kuklacılık,günümüzde yerini çizgi filmlere bıraksa bile canlı performansın ruhunu ve heyecanını taşımadığını düşünüyorum.Dokunabilme,hissedebilme duygusu,öğretici,eğitici bazen doğaçlama gösteriler içime işleyen onca güzel duygulardır.
Çocukluğumda çay bahçelerinde hafta sonu oynatılan kuklalar çocuklar ve yetişkinler için eğlenceydi.Küçük bir sahnenin içinde oynatanı görmediğimiz ,yeteneğini ustaca sergileyen o güzel insanlar artık yok.Pinokyo ve Gepetto masalda kaldı.Küçük yerlerde arada bir yapılan bu etkinlikler hemen duyulur,en ön sıraları kapmak için erkenden gidilir çay bahçeleri doldurulurdu.Oynatanın bilgi ve duygu yükü ile işlenen hikayeler güzel dersler verir aynı zamanda görsel zenginliğiyle ruhu okşardı.Yaz akşamlarının insanları buluşturan küçük eğlenceleri basit ama sevinç dolu huzur vericiydi.Sanatçının emeği ve yüreği ne kadar değerliydi.Tabi biz bunları yaşarken fark edemedik.İnsanı insan yapan değerlerin çok küçük ama içeriğinin nasıl dolu ve zengin olduğunu anlamadık.
Bir alışveriş esnasında girdiğim dükkanın duvarında asılı bir kukla gördüm.Almak istedim,satılık olmadığını,dekor için koyduklarını söylediler .Eski olduğu belliydi,ustasını ve sanatçısını merak ettim.Kimbilir o kukla hangi hikayelerle o duvarda duruyordu…

Share
Kategori: Blog