bouquet

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Hayatı dantellerle süsleyen;
İnce ruhları ile,
Emeği ile dokunduklarını aydınlatan;
Bir bütünde diğer yarı;
Yaradan’ın özendiği: Kadın.
Herbirimizin hikayesi birbirinden farklı ama mücadelesi aynı…
Minyatür Butik de bir kadın hikayesi, kızımın tabiri ile “bir kadının içindeki yüzlerce yürek; bir yüreğin içindeki yüzlerce kadın”ın hikayesidir.
CKM’de 04 Mart’ta başlayan ilk kişisel sergimin 08 Mart’ı da kapsaması, Minyatür Butik ile anlatmak istediğim tüm duygu ve yansıtmak istediğim tüm düşüncelerimi bilhassa hemcinslerimle paylaşmak için ne güzel oldu diye düşündüm…
Sergimin başlangıcından itibaren eserlerimi görüp beni tebrik edenlerin yüzlerine yayılmış sahici, büyük gülümsemelere şahit oldukça kalkıştığımın, çektiğim meşakkate layıkıyla karşılık verdiğini ve “işte buna değdi” dedirttiğini söyleyebilirim. “Hayallerim Askıda Kalmasın” adını verdiğim sergi, yaşam tecrübemin, zamanın ruhunu bir imbikten süzmüş yaşanmışlıklarımın, biriktirdiğim çeşitli ve katmerli duygularımın vücut bulmuş halidir…Bu sefer de kardeşimin tabiri ile “minyatür elbiselerim benimle konuşur” ve bana kendi hikayemi ilmek ilmek anlatır…
Dünya’da ve ülkemizde kadının yaşadığı acıları, uzun cümleler kurarak yazmak istemiyorum. Bugün şuna vurgu yapmak ve dikkat çekmek istiyorum; değişti mi? değişebildik mi? değiştirebildik mi? Cinsiyet ayrımcılığını ve buna dayalı zulm ve çekilmeleri terk edip kadın ve erkeğin bütünselinin insan olduğunu özümsemiş bir topluma dönüşme dileğimi yineliyorum…
Hiçbir kadınının hayalleri askıda kalmasın…
Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun…

Share
Kategori: Blog

4-10mart CKM Sergi

.    İki yıllık çalışmamın,uzun yılların birikiminini paylaşmaktan mutluluimagek duydum.Duygularımla,emeğimle aldığım yol ve duyumlar geleceğe yönelik projelerime ışık oldu.4-10Mart  (2015) arası CKM 3.kat fuaye salonundaki sergim sabah saat 10-20 arası gezilebilir.Sevgilerimle

Share
Kategori: Blog

Yeni Yıla Girerken

Hatıraları arada arşivden çıkarınca ,özlem hüzünle karışır,muhasabe başlar.Yaşanmış birçok hikaye tatlısıyla-acısıyla yazılmış sessiz bir kitap…
….O yıllar televizyonun hayatımızda çok önemli yer aldığı(70 li,80 li yıllar) orta ve dar gelirli ailelerin tek eğlence kaynağı olduğu yıllardı.Özellikle yılbaşı ve bayram programları heyecanla beklenip takip edilirdi.TRT nin disiplinli ağır programları yanında özel kanalların açılması alternatif sunmuştu.Hemen hemen bir çok aile,dostlarıyla veya ailesi ile bir arada toplanır,televizyon programlarını izleyerek eğlenirdi.Gecenin geç saatlerine kadar oturulur kanalın ağır topu beklenir yeni yıla öyle girilirdi.Ardından yabancı programlar izlenirdi…
En güzeli yeni yıl kartlarıydı.Üzeri pullu olan,kar manzaralı romantik kartlar.Sanki insanı içine alır masala çekerdi.Postacının getirdiği yeni yıl tebrikleri yüzlerde gülümseme yaratır,biribirinden güzel mesajlar enerji verirdi.Kırtasiyelerin önüne konulan kartpostalları seçmek ve onlar dokunmak eğlenceli ve mutluluk verirdi.
Sofralarda çeşitli yemekler sunulur,hindi alamayan tavukla yetinirdi.Leblebili boza gecenin geleneği olurdu.Kar yağmışsa sıcak evlerden dışarıyı izlemek büyük bir keyif verirdi..
Televizyon bir yılda yaşananları özet olarak verince olaylar hatırlanırdı.Nedense bu programlarda hep hüzün ve acı olurdu.Ülkede ve dünyada olup biten olaylar,afetler,savaşlar,darbeler,zulümler,kayıplar gerginleştirirdi,ama yeni yıl umut gibi düşünülür iyilikler dilenirdi…
Bir yılın muhasebesi taşıdığı yük ne olursa olsun okunmuş bir kitap,girilmiş bir sınav gibidir.Yaşadıklarımızın katkılarıyla yeni yıla umut ve sevgiyle bakarak, Yaradanın sunmuş olduğu bütün nimetlere sonsuz şükürler olsun.Sağlıklı, huzurlu,barış ve sevgi dolu bir yıl olması dileğiyle sonsuz sevgiler…..

Share
Kategori: Blog

Kasabanın Çarşısı

…..Kasabalar;dar,şose taşlı sokakları ve bu sokaklarda zanaatlarını sürdürmeye çalışan esnafı ile hayatın değer taşıyan parçalarıdır.Rızık koşuşturması sabahın erken saatlerinde kepenklerin açılması ile başlar. İlk siftah yapıldı mı uğur sayılır,dualar edilir,bereket dilenir
Kasabada olan biten olaylar doğumlar-ölümler;hastalıklar-ferahlıklar;düğünler-şenlikler üzerinden ülke ve dünya gündemi konuşulur çay kahve molalarında…
Genellikle kapı önlerinde eğreti iskemlelerde oturulur..Esnaf arasında arada küskünlükler de yaşanır ama komşudan helallik alma adabı ile kusurlar örtülür,sonunda mutlaka uzlaşılır.Bilhassa sokak aralarındaki ahşap tavanlı;ata yadigarı dükkanlar eski kokar.malzemeler dükkan tavanındaki kararmış kirişlere asılıdır.Aranılan her şey bir şekilde bulunur…
Bir kış günü;çiğseli,loş bir havada,kasabanın nostaljik çarşısı beni mutlu hikayelerin içine çekti,biraz da hüzünlendirdi.Uçup giden değerleri,günden güne kaybettiğimiz zenginlikleri,var olanı tutma savaşını düşündüm….
Kasasabanın çarşısı;tarihini ve kültürünü korumuş saklı zenginliğiyle masalsı ve benim gözümde romantik….
Sevgilerimle

Share
Kategori: Blog

Hayatımızdaki aralıklar

Geçmişin arşivine dalıp bir anıyı çekip çıkarmak,eskileri özlemek hüzünlü olsa bile,bizi olgunlaştıran hayat detayları gibi gelir bana.Her şey olması gerekendir,izlerdir,insan portreleridir hayatımızda.Yaradanın muradı…
Kaybettiğim onca güzel insan,yaşanmış ve bitmiş hikayeler nasıl değerli kitaptır benim için.
…….Yıl 1968 İstanbul’un Fatih semtinde Akşemseddin caddesine bakan bir evde ikamet etmekteydik.Karşı daire komşumuz Mesude teyze Amasya eşrafından ileri gelen bir aileye mensup görgülü,bilgili bir hanımefendi idi.Annemden yaşca büyüktü.Annem ise o yıllarda çok genç, güzel giyinen,kıyafetlerini kendi diken hoş bir kadındı.
Mesude teyze hiç evlenmemiş yalnız yaşıyordu.Daire kapılarımız karşılıklı olduğundan sıkca görüşür hoş vakitler geçirirdik.Beni ve kardeşimi sever,bizle evcilik oynardı.Hatta bir keresinde plastik saçsız bebeğime ördüğü elbiseyi hiç unutmadım.Bizi hem oyalar hemde masallar anlatırdı.Evinin nostaljik görüntüsü,sürekli açık olan radyosu,Orhan Boran ve Yuki’yi hiç kaçırmayışı hafızamdaki kayıtlardır.Mesude teyzeye yeğeni ismini telafuz edemediği için Becit demiş,bizde Becit derdik….
…..Annem şeker kavonozunun içine kulplu yeşil bir bardak koyar,Bu bardak Becit’ten geriye kalan o günlerin hatırasıdır.O günler çok geride kaldı anılar ise çoçukluğumdaki bir aralıktı.
Aralık ayına girerken,hatırlayacağımız güzel aralıklar olması dileğiyle sevgiler..

Share
Kategori: Blog

Kasımpatı

Sonbaharın özgün çiçeği kasımpatı.Balkonların,bahçelerin,vazoların süsü,göz zevki.Çinliler”altın çiçek”demişler.Anavatanı Çin,Tibet ve Japonya olduğu söyleniyor.

Çiçeklerin rengi,dili ruhumuza ince işler,huzur verir.Cinslerine göre anlamları vardır,yüklendikleri görevleri vardır.Bazen sözcüdür ‘kırmızı gül,beyaz gül’gibi..Mevsimine göre özellikleri
vardır ya da bir duyguyu çağrıştırır 10 Kasım gibi.Atatürk büstleri 10 Kasım’da kasımpatılarla süslenirdi.Sarı turuncu renkleri sanki 10 Kasım’a özeldi..
Kasımpatılar ve bütün çiçekler renkleri ile,dilleri ile Allah’ın insanlara armağanı….Sevgiler

Share
Kategori: Blog

Terzi

Bir dönemin gözde mesleği terzilik artık günümüzde nostalji oldu.Hazır elbise sanayinin gelişmesiyle,diktirme elbiseye rağbet azaldı.terziliğin braznşları vardı erkek terzisi,kadın terzisi,iç giyim,dış giyim gibi.
Boynunda mezurası,kolunda toplu iğne kolluğu ,gözlüğünün üstünden bakan sevimli yüzleri hatırlarız.Bugün artık tek tük kalmış küçük terzihaneler tamirat işleri ile uğraşmakta.Eski alışkanlığı olan müşterileri onların yıllardır tanıdıklarıdır.Kumaş kokusun ütünün buharıyla karıştığı küçük mekanlar kendini özel hissedenler için hala çok güzel.
Halk arasında,” iğnenin ucunda para kazanarak çocuk okuttu”diye bildiğimiz kadın hikayeleri vardır.hem evinin işini yapıp hem de zanaatını icra ederek ev ekonomisine katkıda bulunan maharetli kadınlar..Bu evleri çok iyi bilirim.Bir odası dikişe ayrılmıştır.Her ay alınan moda dergileri,milaj kağıdına çıkarılan patronlar,bedene göre çalışılan kalıplar tanıdık manzaralardı.
Dikiş dikmeyi bilen kadınlar kendi ihtiyaçlarını,çoçuklarının giyimlerini modellerden yararlanarak dikerlerdi.Annemin yıllarca evimizin dikişini diktiğini bizi giydirdiğini biliyorum.
O yıllar çok geride kaldı ama,arada gördüğümüz terzi elinden çıkmış bir elbisenin özelliği ve sanatı hazır giyimde yok…Sevgiler

Share
Kategori: Blog

Paris

Geçtiğimiz hafta ailece Paris’e gittik.Zamanlaması oldukca iyi bir gezi oldu.Havanın açık ve ılık olması şansımızdı.
Moda ve sanat şehri Paris’den etkilenmemek mümkün değil.Mimari yapının düzgünlüğü,simetrik cadde ve sokaklar,geniş bulvarlar,ferforje küpeşteli Fransız balkonlar,taş kaplamalı aynı renk binalar….Yani gözü yormayan düzgün estetik bir şehir.
Bu ziyaretimde kızımın katkılarıyla,Saint Germain,Saint Michel,Vendom meydanını keşfetmek çok güzeldi.Cadde ve sokaklarda yürürken batı edebiyatı sanatcılarını,bizde ,tanzimat dönemi Paris’den etkilenmiş şair ve yazarlarımızı andık.Güzel sanatlar akademisi ve civarında bulunan sanat galerileri bizi tarihi bir yolculuğun içine aldı.
Moda dünyası Dior ve Chanel klasikler ile şık ve özeldi.Angelina,Laduree pastanelerinin güzel tatlarına bakmadan geçmedik…..
Sonbaharda Paris sarı yapraklarla,sarı sayfalar kokuyordu…. Sevgilerimle

Share
Kategori: Blog

Eski Sandıklar

Çocukluğumda,annem yılda bir iki kez sandığı havalandırır,içindekileri kontrol edip naftalinler kapatırdı
Sandık açılıp içindeki bohçalar tek tek düzenlenirken çok mutlu olurdum.iğne oyalı başörtüler,danteller,nakışlar her biri zevkli sanat eserleriydi.Kırk yama bohçaların içinde özenle saklanmış onca emek ve hatıralar.
Annem,eline aldığı bir örtünün hikayesini anlatırken bazen hüzünlenirdi.Anneannemin el işi olduğunu,gaz lambasının ışığında işlendiğini söyler,özenle saklardı.Kumaşların,ipliklerin kalitesinden bahsederdi.Saf ipekler,satenler,el dokuması pamuklu
kumaşlar.Üzerlerinde el emeği göz nuru işler.Bütün bu doğallıkların içinde mutluluk varmış.
Sandıklar bana hep gizemli gelmiştir.Bir kadının sandığı onun hayatının özeti,içine sığdırdığı sevgisi,duyguları gibi..
Sevgilerimle…

Share
Kategori: Blog

Iyi Bayramlar

Huzurun daim olduğu,sağlıklı güzel günler dileği ile bayramınız kutlu olsun.

Share
Kategori: Blog